BAŞKANIMIZ GÜVEN TAZELEDİ

BAŞKANIMIZ GÜVEN TAZELEDİ
4 Kasım 2018 tarihinde eklendi, 95 kez okundu.
Reklam

Türk Metal Sendikası Karadeniz Ereğli Şubemizin, 3 Kasım 2018 tarihinde gerçekleştirdiği 11. Genel Kurulu’nda yapılan seçimlerde, Başkanımız Metin Ercan güven tazeledi.
Büyük Anadolu Ereğli Otel’de yapılan genel kurulumuzda konuşan, Genel Başkanımız Pevrul Kavlak şöyle dedi:

EREĞLİ ŞUBESİNİN YERİ AYRI
Türk Metal’in hemen her bölgede örgütlü işyeri var. O yüzden, her bölgede teşkilatı var. Toplam 32 şubesi, 700’den fazla işyeri, Yüzlerce temsilcilik, Binlerce temsilcisi var. 200 binden fazla üyesi var. Ama bir de… Evet bir de Erdemir’i var. Ne yalan söyleyeyim, Benim için, Erdemir’in, Erdemir işçisinin, Ereğli Şubesinin, Ayrı bir yeri var. Sizler, Bizim için güven, Türk Metal için güvencesiniz. Türk işçisi için en güzel örneksiniz. Sizler aslında, Gösterdiğiniz birlik beraberlikle, Sergilediğiniz dostluk arkadaşlıkla, Ve elbette yazdığınız mücadele destanıyla, Bütün cümle aleme örneksiniz. Sizin varlığınız yeter, varlığınız. Hepinize selam olsun, merhaba merhaba.

TAT METAL ÜYELERİMİZE SESLENDİ
Değerli arkadaşlar, Sakın kimse gönül koymasın. Biliyorum, Burada Tat Metalciler var. Kora kor mücadele edip örgütlenen Tat Metalciler de var. Lütfen o arkadaşlar bir ayağa kalksın. Hepimiz sizleri görelim. İşte aslanlar gibi direnen, Direne direne kazanan Tat Metalciler. Bu, sizin aramızdaki ilk genel kurulunuz. Size, Bütün arkadaşlarım adına, 200 bin üyemiz, 200 bin kardeşiniz adına ayrıca hoşgeldiniz diyorum.

ERDEMİR, HERKES İÇİN AYRI KONUMDA
Değerli kardeşlerim,
Benim için Erdemir’in ayrı yeri var dememin nedeni başka… Emin olun, Aslında Erdemir, herkes için ayrı bir konumda… Ben neredeyse her gün, Her yerden, her kesimden insanla görüşüyorum. Madencisinden beyaz eşya üreticisine, İnşaatçısından otomobilcisine kadar, İşverenlerle ve çalışan işçilerle bir araya geliyorum. Emin olun, Hepsinde değilse de, Büyük çoğunluğunda, Sohbet konusu eninde sonunda Erdemir’e geliyor. Şu açık ve net: İşçi için de işveren için de, Erdemir bir referans niteliğindedir. Bir kıstastır, bir hedeftir. Şunu iyi bilin ki, Türkiye’de ne kadar işçi varsa, Ne kadar işveren varsa hepsi Erdemir’e gıptayla bakıyor.

ERDEMİR İŞÇİSİNİN ALDIĞI ÜCRET ANASININ AK SÜTÜ GİBİ HELALDİR
Mesela, Müzakerelerde ya da başka konuda, Ne zaman sıkışsalar, cevapları hazır: Nasıl vereyim, ben Erdemir miyim? Ya da ben Erdemir kadar zengin miyim? Hepsinin dilinde bu laflar var. Durum emekçi kardeşlerimiz için de çok farklı değil. Onlar için de Erdemir, Gıptayla bakılan bir işyeri… Herkes Erdemir’de çalışmak istiyor. Amaaaa tam buraya bir virgül koyup, Öyle devam etmek istiyorum. Erdemir işçisi, Aldığı ücretin her kuruşunu haketmiştir. Dünyada hiç kimse, Erdemir işçisinin yaptığı fedakârlığı yapmamış, Hiç kimse, İşine, işyerine böyle sahip çıkmamış, Hiç kimse, Sendikasına böylesine bağlılık göstermemiştir. Onun için, Erdemir işçisinin aldığı ücret, Ona anasının ak sütü gibi helaldir. Hepinize helal olsun, helal olsun, helal olsun.

YUSUF ZİYE BEY O GÜNLER İİYİ BİLİYOR
Değerli kardeşlerim,
Bilen biliyor. Hatta aramızda o günleri yaşayanlar da var. Mesela Yusuf Ziya Bey o günleri iyi bilir. Ama hafızayı beşer nisyanla maluldür. İnsan unutur. Onun için arada bir hafızamızı tazelemekte fayda var. Gelin o günleri şöyle bir hatırlayalım. Hatırlayalım da, Neden Erdemir işçisi aldığı ücreti hak ediyor, Dünya alem bir kez daha anlamış olsun. Yıl kaçtı? 2009. 2008’de Amerika’da patlayan kriz, Dönüp dolaşıp, sonunda bizi de vurmuştu. Teğet geçiyor falan diyorduk ama… İşyerleri bir bir kapanıyordu. Kapanmayanlar da işçi çıkarıyordu. Erdemir de direndi ama sonunda o da işçi çıkarma kararı aldı. İşte o zaman, devreye biz girdik. Yönetime, İşçi çıkarmayın. Tasarruf yapmak istiyorsanız, onu başka şekilde yapabiliriz dedik. Nedir diye sordular, anlattık. Hepinizin bildiği olay, Ücretlerden kriz geçene kadar, 16 ay süreyle üçte bir indirim yapılmasını önerdik. Az buz değil, Tam yüzde 35 indirim. Bize inanmaz gözlerle baktılar. Üyelerinize bunu anlatamazsınız dediler.

HER ŞEYİ GÖZE ALMIŞTIK
Gerçekten de öyle. Böyle bir teklif, bir sendika için intihardan farksızdır. Kendi ipini çekmek demektir. Ama biz her şeyi göze almıştık. Kimseyi attırmamakta kararlıydık. Belki lokmamız küçülür ama herkes ekmek yer diyorduk. Ama tabii bu zor bir karardı. Yönetim olarak tek başına bu kararı bizim vermemiz doğru değildi. Onun için size geldik. Hatırlayın, Şubenin önünde toplandık. Yusuf Ziya Bey çıktı, durumu size anlattı. O dönem şube başkanıydı. Hatırlayın, Kızanlar, hatta çok kızanlar, bağırıp çağıranlar oldu. Haklılardı. Ekmeğinden vazgeçmek öyle kolay değildi. Herkesin çoluğu çocuğu var. Borcu var, harcı var. Ama her şeye rağmen, Erdemir işçisi, tercihini kardeşlikten yana kullandı. İndirimi kabul etti. Böylece borçlar, harçlar içinde çok zor bir döneme adım atmış oldu. Esnaf bile perişan oldu. Bir süre sonra, ben de bir fırsatını bulup Ereğli’ye geldim. Şubede otururken, Vardiyadan yeni çıkmış, Orta yaşın üzerinde bir arkadaşımızla konuşma olanağı buldum. Sordum, dedim ki ‘İndirim kararından pişman mısın?’ ‘Asla’ dedi ‘Biz kardeşiz, ne şart olursa olsun, elbette ki ekmeğimizi paylaşırız.’ Bu söz, Çok önemli bir sözdür. Bu sözü söyleyebilmek için, En yiğidinden insan olmak gerek, insan. Koskoca bir yürek taşımak gerek. Benim için, Bugün bu salondakiler, Her biriniz, Tek tek hepiniz, Onun gibi en hasından insan evladıdır ve onun gibi koca yüreklidir. İyi ki varsınız, sağ olun, var olun.

BİR SATIR YAZMAYAN GAZETELER ..!
Değerli kardeşlerim,
Dedim ya, Ücretlerde indirim kararı bir sendika için kabul edilir bir şey değildir. Hele hele bunu bizzat bir sendikanın önermesi, Aklın alacağı bir şey değildir. Çok samimi söylüyorum, intihardır. O güne kadar, Bizimle ilgili tek bir satır yazmayan gazeteler, O gün, Haberimizi koca koca manşetlerle verdiler. Versinler dedik. Televizyonlar haber yaptı. Yapsınlar dedik. Çünkü biz yola çıkarken onlara güvenmedik. Biz, Size güvendik, size. Yola çıkarken de, O yolda yürürken de, Mücadele ederken de, Sadece ve sadece size ve teşkilatımıza güvendik. Bizi hiç yanıltmadınız. Bugüne kadar bizi hiç mahcup etmediniz, Yüzümüzü yere eğdirmediniz. Bunun için de hepinize sonsuz teşekkür ederim.

KUYRUKLARINI KISTIRIP GİTTİLER!
Değerli Genel Kurul üyeleri,
Hatırlayın. O günlerde burası sendika pazarı gibiydi. İpini koparan gelmişti. Akılları sıra, Kızgın üyeleri Türk Metal’den koparacaklardı. Hatta hatta Erdemir’de onlar örgütleneceklerdi. Ne oldu? O kadar çalışmalarına, O kadar para dökmelerine, Her türlü numarayı çevirmelerine rağmen ne oldu? Hiç. Sıfıra sıfır… Baktılar ki olmayacak, Buradan onlara ekmek çıkmayacak, Kuyruklarını kıstırıp, geldikleri gibi gittiler. Bu, işçi sınıfının sendikacı müsveddelerine, Leş kargalarına verebileceği en ağır derstir. Bu dersi onlara siz verdiniz. Bütün yalana dolana inat, Sendikanıza sahip çıktınız. Bizlere, arkadaşlarınıza, işinize, işyerinize sahip çıktınız. Emin olun, Sizler o gün, Türk Metal’i bir sendikadan, Kardeşler ocağına dönüştürdünüz. Allah birliğimizi, dirliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi bozmasın. Bozmak isteyenlere de fırsat vermesin. Şimdi anlatabildim mi? Erdemir’lilerin yeri benim için ayrıdır derken ne demek istediğimi, Umarım anlatabilmişimdir. İyi günlerde, Varken, varlık içindeyken, Fedakârlık gerekmezken dostluk kolaydır. Kolay zamanlarda, Sorun yokken, Kavga yokken sendikal mücadele kolaydır. Amaaa… Zor günlerde, Yokluğu paylaşmak, Elindekini vermek, Düşeni kaldırmak, Kolundan tutmak zordur. Gözünü karartıp kavgaya girmek, Hesapsız kitapsız mücadele etmek zordur. Bu, İnanç ister, Yürek ister, Bilek ister. Adam gibi adam ister. Yani sizi ister, sizi. Erdemir’lileri… Sizi… Elinize, yüreğinize, bileğinize sağlık. İyi ki varsınız, iyi ki varsınız.

KİMSE SİZİN GİBİ BEDEL ÖDEMEK İSTEMİYOR
Değerli kardeşlerim,
Sadece sohbet olsun diye geçmişi konuşmuyoruz. Geldiğimiz yeri anlamak için, Erdemir’in, Erdemir işçisinin, Türk Metal üyesinin farkını anlamak için konuşuyoruz. Herkes sizin sahip olduklarınızı istiyor. Yalan mı? Herkes istiyor ama kimse sizin gibi bedel ödemek istemiyor. Bunları, Biraz da sizin ödediğiniz bedelleri hatırlatmak için anlattım. İşte, videoda gösterdiler. Eylem yaparsınız, Erdemir işçisi eksiksiz katılır. Eğlence yaparsanız, Erdemir işçisi ona da eksiksiz katılır. Erdemir’li, İyi günde de kötü günde de bir aradadır, Sendikasının yanındadır. Bilinçli işçi, işte budur. Bizim istediğimiz, gelmek istediğimiz nokta budur. Bizim üyelerimizi taşımak istediğimiz nokta budur. Oraya vardıktan sonra, Yola çıkmak da, Yoldaki engelleri aşmak da, Hedefe ulaşmak da çok kolaydır. Önemli olan bir ve beraber olmaktır. Ve örneği de buradadır, Erdemir’dedir. Burası, Bir ve beraber olunca, neleri başarabileceğimizin en somut kanıtıdır. Bu, muazzam bir güçtür. Bu gücü, memleket için yeniden harekete geçirmek istiyorum. Sizi yeni bir göreve çağırıyorum.

EMEĞİNE SAHİP ÇIK, ÜRETTİĞİNİ TÜKET
Arkadaşlar,
Biliyorsunuz, Devletimiz uluslararası ekonomik baskılara karşı, Yerli üretim seferberliği başlattı. Biz de, Bu seferberliğe, Yerli malı tüketme kampanyasıyla destek veriyoruz. Dün İstanbul’da görkemli bir toplantı ile kampanyayı başlattık. Kampanya sloganımız: ‘Emeğine sahip çık, ürettiğini tüket!’ Bu sloganla, Bütün halkımızı, Yerli malı tüketmeye, Bu topraklarda, Bizim alın terimizle, göz nurumuzla üretilen ürünleri tercih etmeye çağırıyoruz. Halkımıza,
Kendi emeğine sahip çık, Kendi ürettiğini tüket diyoruz. Peki bunu nasıl gerçekleştireceğiz? Önce, harcama saplantılarımızdan kurtulacağız. Başkasının ürettiğine değil, Kendi ürettiğimize güveneceğiz. Başkasının ürettiğiyle değil, Kendi ürettiğimizle hava atacağız. İşte o zaman değişim başlayacak. Kafamızın içini değiştireceğiz. Kendi algımızı, kendimiz yöneteceğiz. Yani dostlarım, Türk işçisinin ürettiğini tüketeceğiz.

HALKIMIZI DA DAVET EDİYORUZ
Sayın Konuklar,
Memleket sevdamız Ve işimize duyduğumuz saygıyla üretirken, Tüm halkımızı, Bizim ürettiklerimizi tüketmeye çağırıyoruz. Evet, ‘Emeğine sahip çık, kendi ürettiğini tüket’ Sloganıyla başlattığımız bu kampanyayı, Yıl sonuna kadar, Türk Metal Sendikası’nın örgütlü olduğu 32 ilde Gündemde tutacağız. Gene bu kampanyamızla gündeme gelen, Yeni ve milli bir tüketim bilinci oluşturma çabamızı Sürekli kılmak için, 210 bin üyemizle seferber olacağız. Çünkü kendi ürettiğimize güveniyoruz. Hangi sektörde olursa olsun, Türk sanayi ürünlerinin dünyanın en modern tesislerinde, Dünyanın en eğitimli işçileri, Yani Türk işçileri tarafından üretildiğini biliyoruz. Böyle bir başarının, Ancak bir sendika çatısı altında örgütlenmiş işçilerin, Ahlakı, dürüstlüğü ve iş disipliniyle Olabileceğinin de farkındayız. İşte bu nedenle sendikaların, Yalnızca çalışanlar için bir güvence değil, Hem üretimin kalitesi, hem de ülke ekonomisi açısından Önemli bir gereksinim olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz. Bu nedenle, Toplumda, sendika algısının yükseltilmesi, Sendikalara olan güvenin ve inancın arttırılması için, Biz sendika yöneticilerinin yanı sıra, Başta devletimiz olmak üzere, Eğitim kurumlarımıza, sivil tolum örgütlerimize Ve sanayimizin tüm kurum ve aktörlerine Büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu önemli noktaya bir kez daha dikkat çekiyoruz.

YAPTIKLARIMIZ ÖRNEK GÖSTERİLİYOR
Değerli kardeşlerim, Sendikal mücadeleye sosyal sendikacılık kavramını biz getirdik. Çığır açtık. Emek mücadelesine yeni bir boyut getirdik. Yaptığımız her şey örnek gösteriliyor. Eğitiminden yatırımına, Tatilinden yardımına kadar yaptığımız her şey kayda geçiyor. Şimdi de yerli tüketim kampanyasıyla öncü oluyoruz. Bizi takip edeceklerini biliyoruz. Etsinler. Her zaman öyle oldu. Biz, Emek mücadelesindeki buzkıran gemisi gibiyiz. Yolu biz açarız, Diğerleri arkamızdan gelir. Hatırlayın, Buradan, bu kürsüden ne demiştim size? Erdemir’de öyle bir sözleşme imzalayacağız ki, Çıtayı öyle yukarı çıkaracağız ki, Yeni bir dönem açacağız demiştim. Hatırladınız mı? İmzaladığımız sözleşme milat olacak, Erdemir sözleşmesinden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak demiştim. Şimdi size soruyorum? Öyle oldu mu? Oldu mu? Zirveye çıktık mı? Çığır açtık mı? Açtık. Hem de ne çığır açtık. Burada imzaladığımız sözleşme, Türk işçisinin yolunu açtı. Biz o yoldan yürüyerek, MESS sözleşmesini imzaladık. Yüzyılın sözleşmesini imzaladık. Yani, O efsane sözleşmenin harcında sizin de payınız var. Onun için diyorum ya, Sizin olduğunuz işte eksik olmaz. Aksine… Sizin olduğunuz her işte, Her mücadelede zafer olur, zafer.

GÖRÜŞMELERDE SİZİN ÇIKARLARINIZA ODAKLANDIK
Değerli kardeşlerim,
Şimdi yeni bir sözleşmenin eşiğindeyiz. Hatta ilk oturumu yaptık bile. Bu oturuma, Yusuf Bey başkanlığında bir heyet katıldı. Görüşmeler sürecinde,
İdari maddeleri kapsayan 10 madde üzerinde Uzlaşma sağlandı. Heyetler, önümüzdeki hafta yeniden bir araya gelecekler Ve görüşmeler kaldığı yerden devam edecek. Hepimiz çok yakından biliyoruz. Müzakereler, başlı başına zor süreçlerdir. Tüm zorlukları göğüsleyerek, Yalnızca sizin çıkarlarınıza odaklanmış bir şekilde Görüşmeleri yürütüyoruz. Öyle tahmin ediyorum ki, 12inci ayın ortasından itibaren, Görüşmeler belli bir olgunluğa ulaşır Ve yol haritamız daha belirgin bir hale gelir. Önümüzdeki süreçte, Ülkenin koşulları, Ekonominin dinamikleri Daha net sinyaller vermeye başlayacaktır. Biz de mevcut durumun tüm parametrelerini gözeterek, Bu sözleşmeden de anlımızın akıyla çıkacağız. Buradan söylüyorum. Hiç birinizin gözü arkada kalmasın. Bu süreç bize emanet. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Masada bir kör kuruşunuzu bırakmadan, Alnımızın akıyla karşınıza çıkacağız. Geçmişte sizler için kazandığımız zaferlere bir yenisini ekleyerek, Bu başarıyı da birlikte kutlayacağız. Yeter ki siz arkamızda durun. Yeter ki bu zorlu yolda bizi yalnız bırakmayın. Biz her zaman sizin yanınızdayız. Ve yan yana olduğumuz sürece, Girdiğimiz her mücadeleden Zaferle çıkarız. Vallahi de çıkarız… Billahi de çıkarız.

BU ANITIN ADI ERDEMİR
Değerli arkadaşlar,
Geçtiğimiz Pazartesi günü, Cumhuriyetimizin 95 inci yılını kutladık. Bizler cumhuriyetin yetiştirdiği kuşaklarız. Tarihimizden aldığımız ilham Ve ulu önder Mustafa kemal Atatürk’ün Yaktığı meşalenin ışığıyla, Cumhuriyet yolunda yürümeye devam edeceğiz. Bakın şu anda hepimiz, Cumhuriyetin kazanımlarından biri olan Ve ülkemizin kalkınmasında önemli sorumluluklar üstlenmiş Bir anıtın gölgesindeyiz. Bu anıtın adı Erdemir. Aslında Erdemir, 95 yıllık cumhuriyet tarihi boyunca, Nereden gelip nereye gittiğimizin Çok güzel bir örneği. Yoksulluklar içinden gelip, Canını dişine takarak çalışan emekçilerin kalesidir Erdemir. Hiç sönmeden yanan kızgın fırınlarıyla, Bu ülkenin temellerini oluşturan demiri ve çeliğiyle Cumhuriyetin kalesidir Erdemir.
Cumhuriyetimizin 95 inci yılında, Bu kalede sizlerle birlikte olmaktan onur duyuyorum. Bana bu mutluluğu yaşattığınız için Hepinizi sevgiyle kucaklıyor, Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum. Allaha emanet olun.”

GENEL BAŞKANIMIZ İDOLÜMÜZDÜR
Şube Başkanımız Ercan da, konuşmasının ardından hediye takdim ettiği Sayın Genel Başkanımız Kavlak’ın ‘idolümüz’ olduğunu hatırlatarak, “Başta Sayın Genel Başkanımızın yaygınlaştırdığı sendikal anlayış ve bizlere verdiği destekle, her geçen yıl çok daha iyi noktalara geldiğimize hep birlikte şahit oluyoruz. Sayın Genel Başkanım, sendikacılık konusunda idolümüz olmuştur. Bizlere sunduğu engin bakış açısı vizyonumuzu genişletti. Bizler bulunduğumuz bölgelerde Türk Metal’in bayrağını en üst seviyede taşıyabiliyorsak, bu Genel Başkanımızın bizlere verdiği güven ve sahiplenme duygusundandır” diye konuştu.
Genel Başkan Yardımcımız Yusuf Ziya Odabaş’ın Divan başkanlığın aseçildiği genel kuruldaki seçimlerde, Şube Başkanımız Metin Ercan, yeniden başkanlığa seçildi.
Şube Sekreterimiz Yakup Yılmaz ve Şube Mali Sekreterimiz Hakan Eskibina’nın da aynı görevlerine devam ettikleri genel kurulumuzda, Şube Teşkilatlandırma Sekreterliğine Turgay Kavak, Şube Eğitim sekreterliğine de Birol Onay seçildi.
Başkanımız Ercan, sosyal paylaşım sitesinden yaptığı açıklamasında, şunları kaydetti:
“Gerçekleştirdiğimiz görev süremizce desteğini her zaman yanımızda hissettiğimiz ve gördüğümüz, başta Sayın Genel Başkanımız Pevrul Kavlak’a Genel Merkez Yöneticilerime, Mesai Arkadaşlarıma, gücünü daima yanımızda hissettiğimiz değerli emekçi kardeşlerime teşekkürlerimi sunuyorum.
Bu onurlu görevi oylarıyla bizlere teslim eden değerli delegasyona da ayrıca teşekkür ediyorum.
Gerçekleştirdiğimiz genel kurulumuzun üyelerimize, sendikamıza ve tüm emek camiamıza hayırlı olması temennisiyle, saygılar sunuyorum.”
11. Genel Kurulumuza; Türk Metal Genel Mali Sekreterimiz Uysal Altundağ, çeşitli il ve ilçe şube başkanlarımız, AK Parti Zonguldak Milletvekili Polat Türkmen, EreğliBelediye Başkanı Hüseyin Uysal, Eski Zonguldak Milletvekili. Ercan Candan, AK Parti Zonguldak İl Başkanı Zeki Tosun, Kıbrıs Kamu-İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, AK Parti İlçe Başkanı Fatih Çakır, CHP İlçe Başkanı Sevdekar Aras, MHP İlçe Başkanı Rahman Demirtürk, İYİ Parti İlçe Başkanı Evrim Balbaloğlu, Batı Karadeniz Deniz Ticaret Odası Başkanı İrfan Erdem, Zonguldak Spor Başkanı Süleyman Caner, Ereğli Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Hikmet Tezel, çeşitli dernek ve sivil toplum kuruluş başkan ve temsilcileri ile üyelerimiz katıldı.

Etiketler:

Reklam
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Sayfa başına git